Mimaride İnsan Odağı: Well-Being 20 Eylül 2019

Şehirleşme ve doğadan kopuş ile insanların sağlık ve mutluluklarıyla ilgili sorunlar yaşamasına sebep olabiliyor. Günümüzde tasarım anlayışları oluşturulurken göz önünde bulundurulan mekânı verimli kullanmak, işlevsellik ve estetik gibi kriterlere ek olarak iş verimliliğini artırmak için insan sağlığını önemseyen tasarımlar da ortaya koymak gerekiyor. Son yıllarda yükselişe geçen bu trende “well-being”, yani bütünsel iyi olma hali deniyor.

İnsanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak dengeli ve iyi olma halini özetleyen well-being kavramı, günlük yaşamın önemli bir kısmının geçtiği ofis ortamlarında da önemli unsurlardan biri haline geldi. Özellikle yoğun iş temposundan kaçınan genç kuşaklar için well-being odaklı tasarımlar, iş seçiminde oldukça önemli bir kriter. Well-being tasarım anlayışı, ofis tasarımlarında insan sağlığı ve mutluluğunu hedef olarak belirlemeyi gerektiriyor. Ofis ortamlarındaki hava sağlığı, su temizliği, besin kalitesi gibi kriterler göz önüne alınarak, çalışanların mutluluğunu sağlayan ve streslerini azaltan ofis tasarımları ortaya konarak çalışanların verimliliğinin artması sağlanıyor.

Well-being üzerine proje geliştirmek isteyen firmalar, enerji, kira gibi mekânsal giderlere yaptıkları yatırımların yanında, çalışanları üzerinde yaptıkları psikolojik iyileştirmeler ile daha etkili sonuçlar elde ediyorlar.

Elbette bir yapıyı Well-being anlayışına uygun hale getirmek kolay bir iş olarak değerlendirilmemelidir. Alanlarında uzman birçok profesyonelin katkısı ve işbirliğiyle yapılarda insan sağlığını iyileştirmeyi amaçlayan yeni bir sertifika sistemi oluşturmak üzere 2007 yılında çalışmalar başlatılmıştır. Yedi yıllık titiz bir bilimsel çalışma sonucunda geliştirilen standart, “WELL Bina Standardı” adıyla ilk defa Ekim 2014’te yayınlandı.

WELL Bina Standardı, yapı kullanıcılarının fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığını koruma ve iyileştirme amacıyla uygulanacak tasarım, inşaat ve işletme stratejilerini ve kriterleri tanımıyor. WELL Bina Standardı, yapıları fiziksel olarak sağlıklı ortamlara dönüştürmesinin yanında, sunduğu sağlıklı tercihlerle kullanıcıları yaşam şekillerini olumlu yönde değiştirmelerine teşvik ediyor.

Yüksek oranda şehirleşmenin getirdiği kaos ortamına iş dünyasının rekabeti de eklenince günümüzün koşulları insanları giderek mutsuz ediyor. İnsanların çalışma şartlarını değiştirmek ve geliştirmek üzerine yola çıkan well-being tasarım anlayışının, günler geçtikçe adından daha fazla söz ettirmesi ve daha fazla firmaya hitap etmesi bekliyor.

Özetle Well-being felsefesi, insan odaklı bir tasarım anlayışı olup gerek mimari yapılarda gerekse endüstriyel tasarımlarda ideal yaşam şartlarını işaret ediyor.

Türkiye'de well-being mimari tasarım anlayışının önde gelen temsilcisi olan Mimaristudio hayata geçirdiği projelerle dikkat çekiyor. Bu akıma dair kaynaklarından faydalandığımız Mimaristudio’ya ve görselleri sağlayan Gürkan Akay’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. 

 

 

 

Mimaristudio well-being anlayışına sahip projeleriyle dikkat çekiyor.