Ahşap Yüksek Yapı: Oakwood Timber Tower 26 Eylül 2019

Dünya’nın en gözde başkentlerinden biri olan Londra’nın nüfusu 8 milyonu geçmiş bulunuyor. Tarihi dokularını korumaya özenen Londralılar içinde gittikçe kalabalıklaşan nüfusu kente sığdırabilmek zamanla büyük bir sorun haline gelmiş durumda. Sürekli olarak ülke içinde ve dünyanın dört bir yanından göç alan bir şehir olması sebebiyle Londra’da artan nüfusun barınma talebini karşılamak adına daha fazla bina inşa etmek gerekiyor. Bu binaların inşasında tercih edilen malzemeler hem şehrin hem de Dünya’nın geleceğine etki ediyor.

Tüm dünyada tarihi geçmişi olan kentlerin yüksek yapı sebebiyle siluetlerinin bozulması, geçmişten günümüze uzanan dokularının beton ve çelik griliklerinde gölgelenmesi kentleşme üzerine çalışan uzmanların estetik kaygıları ve tarihi dokuları korumak üzere yoğunlaştıkları alanların başında geliyor.

Ağaç kullanılarak inşa edilen yüksek yapılar bu sebeple giderek daha da popülerleşiyor. Üstelik sadece estetik ve tarihi yapıyı koruma katkısıyla sınırlı kalmayan bu yaklaşımın en büyük faydalarından birisi de daha uygun maliyetlerle, yenilenebilir bir kaynak olması. Üstelik binaların genel ağırlığında da önemli ölçüde bir azalma sağlıyor.

Barbican performans Sanatları Merkezine entegre şekilde planlanan Oakwood Timber Tower’da 1 milyon metre karelik alanda karma bir kule ve orta yükseklikte sıralanan evler yapılması düşünülüyor.

Bu binalar için kullanılan tahtalar “crop” olarak adlandırılıyor. Günümüzde Dünya’nın en yüksek ahşap yapısı Norveç’in Bergen kentinde bulunan 14 katlı bir apartman olan “Treet” adlı bina. Barbican için sunulan konseptler 300 metre yüksekliğinde ahşaptan bir kuleyi içeriyor. Proje gerçekleştirilirse bu kule The Shard’dan sonra Londra’nın en yüksek binası olacak.

Yakın zamanda yapılan araştırmalar ahşap binaların ev sahiplerinin sağlığı üzerinde pozitif etkiler bırakabileceğini gösteriyor. Yine bazı çalışmalar ahşap binalardan oluşan okullarda eğitim alan çocukların; beton yapılarda eğitim alanlara nazaran daha iyi bir performans sergilediklerini gösteriyor.

Barbican için yapılacak tasarımın, Birleşik Krallığı’n Mühendislik ve Doğa Bilimleri Araştırma Konseyi tarafından fonlanması planlanan bir dizi ağaç gökdelenden ilki olacağı öngörülüyor. Karbon emisyonunu yükseltmeden, artan konut talebini karşılayabilme düşüncesi; bina inşasında ahşap kullanımıyla çözülebilecek bir sorun olarak görülüyor. İnşaatlarda doğal malzeme kullanımı, artık bir gözü doğada yaşayan günümüz insanın da ilgisini çekerek tercih sebebi oluyor. Böylece geleceğin inşasındaki kilit nokta binlerce yıldır kullanılan eski bir dostun yüreğinde yatıyor olabilir.

 

Mimaride doğal malzeme kullanımı öne çıkıyor.