AĞACIN İZİNDE MİMARLAR: KAZUYO SEJIMA + RYUE NISHIZAWA

03 Temmuz 2020

Ağacın izinde mimarları anlattığımız bloğumuzda bu ay Kazuyo Sejima ve Ryue Nishizawa’ya yer veriyoruz. 

Tokyo merkezli SANAA yani Sejima and Nishizawa and Associates firması 1995 yılında mimarlar Kazuyo Sejima ve Ryue Nishizawa tarafından kuruldu. 

29 Ekim 1956 yılında Japonya’nın Hitachi kentinde doğan Kazuyo Sejima, Japonya Kadın Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesiyle mezun olduktan sonra bir süre Toyo İto ile çalıştı.  1987 yılında Japonya’nın başkenti Tokyo’da kendi mimarlık ofisi Kazuyo Sejima and Associates’i kurdu. Ardından SANAA’nın kurucu ortağı oldu. 

7 Şubat 1966’da Tokyo kentinde dünyaya gelen Ryue Nishizawa ise Yokohama Ulusal Üniversitesi’nden mezun oldu. Toyo İto’nun öğrencilerinden biri olan mimar, Kazuyo Sejima’nın ilk çalışanlarından da biri. 1995 yılında Kazuyo Sejima ile SANAA’yı kuran mimar, 1997 yılında kurduğu Ryue Nishisawa Ofisi ile SANAA’dan bağımsız işler de yürütüyor. 

Mimarlar, SANAA bünyesindeki çalışmalarıyla mimarlık alanının en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Pritzker Mimarlık Ödülünü kazandılar.

Ağaç Bazlı Ürün Kullanımı İle Dikkat Çeken Projeleri

Grace Farms

New Canaan Connecticut’ta yer alan 80 dönümlük bir arazide inşa edilen yapı, kar amacı gütmeyen Grace Farms Vakfı için tasarlandı. Proje, insanların doğayı deneyimlemelerini amaçlıyor. Yapı, birçok kültür sanat aktivitesine de ev sahipliği yapan fiziki şartlarıyla, halka açık bir yapı olarak biliniyor. 

SANAA tarafından geliştirilen konsept kapsamında yapı araziye eğim boyunca bir nehir gibi yerleşiyor. Bu nehrin oluşturulan peyzajın bir parçası olması amaçlanmış ve doğal bir yapı kurulmak istenmiştir. 

Akışkan forma sahip yapıda cam, beton ve çeliğin yanında ağaç bazlı ürünler de tercih edilmiş. Etrafı boydan boya camla kaplı yapının tavanı da ağaç bazlı ürünler kullanılarak inşa edilmiş.

21. Yüzyıl Çağdaş Sanat Müzesi

Japonya’nın Kanazawa kentine bulunan müze, 2004 yılında inşa edildi. Geometrik formların hakim olduğu yapıda bulunduğu çevre ve geçirgen yapısı itibariyle projenin doğa ile olan etkileşimi hayli yüksek. 

Şeffaf bir tasarım anlayışına sahip olan 21. Yüzyıl Çağdaş Sanat Müzesi, 112.5 metrelik bir çapa sahip olan daire formundan oluşuyor. 21. Yüzyıl Çağdaş Sanat Müzesi’nin önünde bulunan park, yapının bir uzantısı olarak kullanıldığından tasarımdaki şeffaflık anlayışı büyük önem ve değer kazanıyor.  

Cloud Shaped Pavilion

Sekiz metre yüksekliğinde olan bulut şeklindeki yapı, ziyaretçilere bisiklet park etme imkanı sunmasının yanı sıra umumi tuvalet imkanı sunmak için tasarlandı. 

Direkler ve ağaç bazlı kirişlerden oluşan yapı, içine doğal ışığın kısmi girişine izin veren bir malzeme ile takviye edilmiş. 

Mimarinin yanında mobilya endüstrisine de giriş yapan SANAA’nın, Japon mobilya üreticisi Maruni Wood Industry için tasarladığı armless ya da rabbit chair dikkatleri üzerine çekiyor.  

Tavşan kulaklarına benzer siluetiyle popüler olan sandalyenin mini ve minimini adını taşıyan iki farklı boyutu satışa sunuldu. sınırlı bir zaman diliminde satışa sunulan ürüne yönelik talebin yoğun olmasının ardından regular, mini ve minimini olmak üzere üç farklı boyutta üretilmeye devam etti.

Özellikle şeffaflık kavramı üzerine ortaya koydukları yapılarla dikkat çeken SANAA dünyanın farklı yerlerinde yapılar tasarlamaya devam ediyor.

Mimarlar, SANAA bünyesindeki çalışmalarıyla mimarlık alanının en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Pritzker Mimarlık Ödülünü kazandılar.