AĞACIN İZİNDE MİMAR: RENZO PIANO

16 Ekim 2020

RENZO PIANO

Kentsel Bir Makine: Centre Pompidou

 

Bugün Paris’in en ikonik yapılarından biri sayılan Centre Pompidou, esneklik ve şeffaflık fikrine odaklanıyordu. Önünde halka açık bir meydan olan, anıtsal 10 katlı bina, cephesinde renk kodlarıyla vurgulanan altyapı sistemiyle öne çıkıyor: Klima boruları için mavi, boru şeklindeki yürüyen merdivenler ve asansörler için kırmızı, elektrik için sarı ve dolaşan su için yeşil. Bu çözüm, iç mekanlarda da kolonsuz büyük sergi alanları için yer kazanılmasını sağlamış.  Rogers ve Piano, onlara genç yaşlarında büyük ün kazandıran bu projeden sonra ortaklıklarını sona erdirinceye kadar 1973'te Como, İtalya'daki B&B Italia'nın genel merkezi ve 1974'te Tadworth, İngiltere'deki UOP koku fabrikası dahil olmak üzere bir dizi başka hi-tech yapıyı da tamamlar.

Tasarladığı yapılar nadiren birbirine benzese de Renzo Piano imzası güçlü bir şekilde kendini gösteriyor.Malta Valletta'daki  taş cepheli Yeni Parlamento Binası (2015), renkli terracotta cephelerinden Londra'daki Central St. Giles Court (2010) ya da cam dış cephesiyle, “The Shard” da denen London Bridge Tower (2012) birbirinden çok farklı olsa da Renzo Piano, çalışmalarını birleştiren bir temadan söz ediyor: "Benim için çok önemli olan bir tema var: Hafiflik… Mimarimde, şeffaflık, hafiflik, ışığın titreşimi gibi maddi olmayan unsurları kullanmaya çalışıyorum. Şekiller ve hacimler kadar kompozisyonun da bir parçası olduklarına inanıyorum. "

Tasarladığı yapılar nadiren birbirine benzese de Renzo Piano imzası güçlü bir şekilde kendini gösteriyor.