AĞACIN İZİNDE MİMAR: JÜRGEN MAYER. H

01 Haziran 2020

Ağacın izinde mimarları anlattığımız bloğumuzda bu ay Jürgen Mayer’e yer veriyoruz. Mayer, 30 Ekim 1965 yılında Almanya’nın Stuttgart kentinde dünyaya gelmiştir. Stuttgart Üniversitesi, The Cooper Union ve Princeton Üniversitesi gibi okullarda eğitim almış olan Jürgen Mayer, 1996 yılından itibaren kendi ofisinde mimar olarak çalışmaya başlamıştır.

Princeton, Harvard ve Columbia gibi önemli üniversitelerde dersler vermiş olan Jürgen Mayer; Mies van der Rohe Award, Holcim Award, Audi Urban Future Award ve Red Dot Design Award gibi törenlerden ödülle ayrılmıştır.

1996 yılında Almanya’nın başkenti olan Berlin’de kendi adıyla bir mimarlık ofisi kuran Jürgen Mayer, ortaya koyduğu tasarımlarda dijital çağı yansıtan geometrik yapılarıyla kısa zamanda dikkatleri üzerine çekerek dünya çapında bilinirliğe ulaştı. Mayer’in tasarımları New York ve San Francisco Museum of Modern Art gibi önemli kuruluşların uluslararası koleksiyonlarında kendilerine yer bulmuştur.

Ağaç Bazlı Ürün Kullanımı İle Dikkat Çeken Projeleri

N. N. Residence

Rusya’nın başkenti Moskova yakınlarında 2014 yılında inşasına başlanan konut projesi 2019 yılında tamamlanmıştır. Müstakil bir ev olarak tasarlanan proje, aykırı geometrik şekline rağmen bulunduğu çevreyle yakaladığı uyum sayesinde dışarıdan oldukça dikkat çekiyor.

Yapılı çevre ve peyzaj arasındaki keskin sınırları yumuşatmayı amaçlayan yapı organik bir form ile topografyaya uygun bir biçimde konumlanıyor. Bulunduğu alana mükemmel bir şekilde uyum sağlaması ve doğayla temas kurması için özel olarak tasarlanan bina ayrıntılı peyzaj planlamasıyla da dikkat çekiyor. Proje yeşilliklerle kaplı olan çatısı ile de organik formunu tamamlıyor.

Metropol Parasol

İspanya’nın Sevilla kentinde Nisan 2011 yılında tamamlanan proje La Encarnación meydanında yer alıyor. Proje, 2004 yılında Encarnacion Meydanı’nın yeniden düzenlenmesi için açılan uluslararası yarışmada 1.lik ödülüne layık görülmüştür. Arkeolojik kalıntılara sahip olan meydanın kültürel bir kent merkezi olarak yeniden  tasarlanması projeyi, şehrin önemli ikonlarından biri haline gelmiştir.

Ölçüleri itibariyle dünyanın en büyük ahşap yapısı olma özelliğini taşıyan proje, ağaç bazlı elemanların birbirine geçerek oluşturduğu organik strüktür. “Metropol Şemsiyesi” anlamına gelen adından da anlaşılacağı gibi meydanın üzerine yerleştirilmiş büyük ve ağaçtan yapılmış bir şemsiye görevi görmektedir.

Yapının formu Sevilla kentinin ortaçağ mimari dokusunun 21. yüzyıl dinamiklerine bir yansıması olarak tasarlanmıştır. Güneşli geçen günlerde gölgelik alan sağlayan Metropol Parasol’un tepesi seyir terası olarak da kullanılabilmektedir. İçerisinde arkeoloji müzesi, kafe ve restoranlar barındıran yapı fonksiyonellik açısından da dikkat çekiyor.

Dünya çapında ses getiren mimari tasarımlarının yanında mobilya, duvar ve döşeme kaplamaları gibi ürün tasarımları da bulunan Jürgen Mayer, yaptığı yayınlar ve verdiği derslerle birlikte gençleri yetiştirmeye de devam ediyor.

Princeton, Harvard ve Columbia gibi önemli üniversitelerde dersler vermiş olan Jürgen Mayer; Mies van der Rohe Award, Holcim Award, Audi Urban Future Award ve Red Dot Design Award gibi törenlerden ödülle ayrılmıştır.