Ağacın İzinde Mimar: Aldo Rossi

01 Ocak 2020

Yıldız Entegre olarak 2020 yılında takipçilerimize, bloğumuzda yeni bir konsept altında içerik sunmanın heyecanını yaşıyoruz. Önümüzdeki yıl boyunca  “Ağacın İzinde Mimarlar”ı mercek altına alıyoruz ve her ay ağacın izinde ilerleyen bir mimarın işleri ve yaşamından bir özet sunuyoruz.

”Ağacın İzinde Mimarlar”ın ilk konuğu için İtalya’ya bir yolculuk yapıyoruz. Ocak ayında ağacın izindeki mimarımız, Aldo Rossi…

3 Mayıs 1931 doğumlu Aldo Rossi, İtalya’nın kuzeyinde yer alan, moda ve tasarımın merkezi Milano’da yetişmiştir. Kentin ve ülkenin önemli okulları arasında yer alan Politecnico di Milano’da 1959 yılında mimarlık eğitimini tamamlamıştır.

Tasarımları ve düşünceleri sayesinde uluslararası bir üne kavuşan İtalyan mimar; mimarlık teorisine katkıları ve projeleri kadar çizimleri ve endüstriyel tasarımları ile de tanınır. Erken dönem işlerinde modernizm akımını temsil eden mimar ve sanatçılardan etkilendiği görülür. İlerleyen yıllarda,  mimarlık eleştirmeni Charles Jencks tarafından postmodern mimarlığın en önemli temsilcilerinden biri olarak gösterilmesine neden olan neo-rasyonal bir yaklaşımı benimsemiştir.

Ünlü mimarın önemli eserleri arasında 1979 yılında Venedik Bienali için yaptığı yüzen bir tiyatro salonu olan Teatro del Mondo yer almaktadır. Sekizgen bir kuleye sahip olan yapı ağaç bazlı malzeme ile kaplanmıştır. Huzurun bir emsali olan yüzen tiyatro Teatro del Mondo (Dünyanın Tiyatrosu), Rossi’ye göre şehrin kolektif mimari belleğine dokunmuştur.

Tasarladığı Bonnefanten Müzesi sayesinde Pritzker Mimarlık ödülü kazanan ünlü mimarın bu eseri postmodern mimarinin önemli örneklerinden bir tanesidir. Hollanda’nın Limburg bölgesindeki Maastricht şehrinde yer alan çağdaş sanatlar müzesi olan Bonnefanten Müzesi’nin inşasında geleneksel inşaat malzemeleri olan tuğla, taş ve ağaç malzeme tercih edilmiştir. 1995 yılında tamamlanan bina roket şekline sahip görünümüyle önemli çağdaş yapılardan biri olarak kabul edilmektedir.

Ünlü mimar Aldo Rossi, kariyeri boyunca kendisine uluslararası ün kazandıran mimari eserlerinin yanında mobilya tasarımlarıyla da ilgilenmiştir. Ağacın izinde bir mimar olan Aldo Rossi, tasarladığı mobilyalarda da ham madde olarak ağaç bazlı malzemeyi sıklıkla tercih etmiştir. Aldo Rossi, evlerinde boş alan yaratmak isteyenlere tasarladığı temiz, sade ve işlevsel mobilyalarla ilham vermiştir.

Aldo Rossi'ye göre tasarlamış olduğu The Paris sandalyesi, The Cartesio kitaplığı ve The Consiglio masası ideal ofisi tanımlayan ürünlerdir. Sandalyenin çerçevesi siyaha boyanmış alüminyumdan, oturacak ve yaslanacak yeri ise poliüretan köpükten üretilmiştir. Metal aksamı kırmızı ya da maviye boyanan kitaplığın açık ve kapalı olmak üzere iki çeşidi bulunuyor. Oldukça basit bir forma sahip olan masa ise tamamıyla sağlam ağaç malzeme kullanılarak üretilmiştir.

Berlin’de inşa edilen Quartier Schützenstrasse, Aldo Rossi’nin son eseri olarak değerlendirilmektedir. 1997 yılında tamamlanan yapının açılışından sadece bir gün önce ünlü mimar Aldo Rossi hayata gözlerini yummuştur. Çok renkli cepheleri ile dikkat çeken yapı, her biri farklı renkte olan bir dizi bina şeklinde görünmektedir.

Çağının etkili mimarlarından ve önemli kuramcılarından biri olan Aldo Rossi, özellikle “Şehrin Mimarisi” adlı kitabında mimari arketipler ve kentin kolektif hafızası üzerine ileri sürdüğü fikirleri ile çağdaş mimarları etkilemeye devam eder. Rossi, kariyerinde önemli eserler bırakarak adından söz ettirmeyi başarmıştır.

 

 

Ağacın İzinde Mimarların ilk konuğu Aldo Rossi...